30 Ekim 2009 Cuma

Ücretli ve İşsiz Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Ankara Yerel Kurultayı Yapıldı

Ücretli ve İşsiz Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Ankara Yerel Kurultayı 24 Ekim 2009 Cumartesi günü yapıldı.

Kurultayın açılış konuşmasını Ücretli ve İşsiz Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Ankara Bölge Kurultayı Yürütme Kurulu adına Jeoloji Mühendisi F. Serap Kurt yaptı. Serap Kurt konuşmasında TMMOB'nin 40. Olağan Genel Kurulu'nda alınan karara bağlı olarak çalışmalarına başlanan kurultay kapsamında, Ankara’da yapılan çalışmaların amacından ve içeriğinden söz etti. Ankara Yerel Kurultayı'ndan çıkan tartışma ve önerilerin 14-15 Kasım'da İstanbul'da yapılacak olan ana kurultaya taşınacağını sözlerine ekledi.

Serap Kurt'un ardından söz alan TMMOB Ankara İKK Sekreteri ve EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş, TMMOB ve bağlı Odalarının siyasetle uğraşmasının bir rahatsızlık yarattığından, bu rahatsızlığı duyanların TMMOB ve odalara karşı kamuoyu oluşturmaya çalıştıklarından söz etti. Krize ve örgütlenmeye de değinen Pektaş, işçilerin, emekçilerin, mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütlenmesinin ve ortak mücadele etmesinin gerekliliğine dikkat çekerek, örgütlü mücadelenin krizin faturasını patronlara ödetmek için şart olduğunu belirtti. Pektaş, Ankara Bölge Kurultayı çalışmalarında yer alan ve kurultaya katılan herkese teşekkür ederek konuşmasını bitirdi.

Ardından kürsüye gelen TMMOB YK üyesi Kadir Dağhan, kurultay çalışmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek, bu çalışmanın örnek bir çalışma olduğunu belirtti. Yaşanan tüm olumsuzluklardan kapitalist sistemin sorumlu olduğunu dile getiren Dağhan, işsizliğe, yoksulluğa, savaşlara yol açan kapitalist politikalara karşı ortak ve örgütlü bir mücadele gerektiğini söyledi.

Kurultaya konuk olarak KESK Ankara Şubeler Platformu dönem sözcüsü Tuğrul Çulfa ve DİSK Ankara Bölge Temsilciliği adına Genel İş Sendikası Koordinatörü Serhat Salihoğlu katıldı. Tuğrul Çulfa sendikal örgütlenmenin önemine değindi. Serhat Salihoğlu ise işçi sınıfını olumsuz etkileyen krizin kalıcı olduğundan bahsederek, bu krizin emeğiyle yaşayanlar üzerinde bir sosyal çöküş yarattığını, bu çöküşün işsizlik olarak emekçi kesime ödetildiğini belirtti.

Açılış konuşmalarının ardından, Ücretli ve İşsiz Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Ankara Yerel Kurultayı yürütmesinde yer alan EMO Ankara Şubesi YK yazman üyesi Ömürhan Soysal, kurultay kapsamında Ankara’da yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren bir sunum yaptı. Sunumda, kurultaya hazırlık yapmak üzere sekiz atölye çalışması yapıldığı, sekiz ayrı ilde toplantılar düzenlendiği belirtildi.

4 atölyenin sunum ve forum bölümünün ardından kurultaya ara verildi. İzmir Karşıyaka Belediyesi Kent A.Ş.'den atılan işçilere destek amacıyla, Ankara Yerel Kurultayı’nda oluşturulan bir heyet Abdi İpekçi Parkı’na gitti. Aynı gün KESK'in düzenlediği basın açıklamasına da katılım sağlandı.

İMO Teoman Öztürk Salonu'nda yapılacağı duyurulan Ankara Bölge Kurultayı'nın aradan sonraki bölümünde İMO, aynı salonda yapacağı bir eğitimi neden göstererek salonun boşaltılmasını istedi. Kurultay katılımcıları bu yakışıksız duruma alkışlı protestoyla tepki gösterdiler. Kurultaya İMO içinde bir başka salonda devam edilmek zorunda kalındı. Bu davranış, İMO yönetiminin ücretli ve işsiz mühendislerin sorunlarına karşı duyarlılığının derecesini ve önceliklerini gösteren önemli bir örnek oldu.

Kurultaya katılan mühendis,mimar ve şehir plancıları sınıf kavramı üzerin de bir çok kez durdular. Mühendislerin işçi sınıfı içerisinde oldukları; ücretli ve TMMOB bünyesinde çalışan mühendislerin sendikalaşması konularına değindiler.

Katılımcıların özellikle altı çizdiği konular TMMOB' un örgütlenmesi, Yetkin Mühendislik, Devlet Denetleme Kurulu'nun TMMOB'yi de kapsayan son raporu,Ücretli Mühendislerin kamu ve özel sektörde yaşadıkları sorunlar,istihdam,taşeronlaşma, yasa dışı çalıştırma,mühendislerin kapsam dışı olması gibi birçok temel sorunun üzerinde duruldu, çözüm önerileri getirildi. Atölyelerden çıkan sonuçların da tartışıldığı Yerel Kurultay'da TMMOB 'un bir sendikal yapılanma olarak değil; meslek örgütü olarak algılanması gerektiği ancak mücadele de sendikalarla birlikte ortak hareket etmesi gerektiği üzerinde duruldu.

Ücretli ve İşsiz Mühendis,Mimar ve Şehir Plancıları için yapılan bu kurultayın amacına ulaşabilmesi amacıyla alınan kararların hayata geçirilebilmesi için mücadele edilmesinin amacın sadece mühendis,mimarların sorunlarını çözmek değil bu sorunların sistemden kaynaklı olduğunun bilincinin de verilmesi gerektiği belirtildi.

TMMOB Eski Başkanı Kaya Güvenç' in de söz aldığı serbest kürsüde işçi sınıfı kavramına değindi. Mühendis ve mimarların işçi sınıfı içerisinde olduğunu ancak günümüzde bu bilincin ogiderek yitirildiğini belirtti. Mühendis ve mimarlar için yapılan bir anketin sonuçlarına değinen Güvenç; 1980 öncesi ve yakın tarihte yapılan aynı anketin sonuçlarının birbirinden çok farklı olduğunu,;mühendislerde 70'ler de var olan işçi sınıfı bilincinin ve sendikalı mühendis olma oranının günümüz de düştüğünü belirtti. TMMOB 'un giderek artan somürü düzenin de üste düşen görevin giderek arttığını belirtti.

Atölye sunumlarının ardından geçilen serbest kürsü bölümünde söz alan bir +İvme Dergisi yayın kurulu üyesi asgari ücret, sendikalaşma ve örgütlenme konularına değindi. ''Asgari ücret tüm emekçi kesimler için tek ve ortak olmalıdır. Mühendisler için ayrı bir asgari ücret tarif etmek, mühendislerin işçi sınıfı içerisinde olmadığı algısını güçlendirir. Asgari ücret emek eksenli örgütlerle birlikte yapılacak bir çalışmayla belirlenmeli ve mücadelesi verilmelidir'' dedi. TMMOB'de yalnızca serbest mühendislik hizmetleri için değil, kamu ve özel sektör çalışanları için de bir ücret politikası olması gerektiğini belirtti. 2010-2012 döneminin TMMOB tarafından örgütlenme çalışmasına ayrılması gerektiğini, bu çalışmanın bir kampanya biçiminde ele alınmasının uygun olacağını sözlerine ekledi. Atölye 8'in öneriler kısmında da yer alan ''TMMOB tarafından destekleme kararı alınmış, insan hakları ihlallerine, emekçi hak ve taleplerine, işkence mağdurlarına, devrimci tutsaklarına dönük tüm eylem ve hareketlilikler için merkezde tüm meslek odalarının temsilcileri ile yerelde İKK'lar tarafından oluşturulacak bağımsız bir çalışma komisyonu kurulmalıdır'' önerisinin ana kurultaya taşınmasının ve bu önerinin TMMOB tarafından karar altına alınmasının önemini belirtti.

İnşaat Mühendisi bir +İvme Dergisi yayın kurulu üyesi TMMOB'de sendikalı olduğu için işten atılan çalışanlar olduğunu, hem bu tür olayların hem de Bartın İKK gibi mücadele veren birimlerin kapatılmasının TMMOB örgütlülüğüne yakışmadığını, bunların eleştirilmesi gerektiğini, kendini eleştiremeyen bir yapının devamlılığının ve ilerlemesinin söz konusu olamayacağını dile getirdi.

Elektronik ve Haberleşme Mühendisi olan bir +İvme Dergisi yayın kurulu üyesi, özel sektör çalışanı olarak yaşadığı sorunlardan bahsetti. Özel sektördeki uygulamaların çalışanları sürekli baskı altında tuttuğunu, özellikle performans değerlendirmesinin çalışanları yıprattığını belirtti.

Çevre Mühendisi bir +İvme Dergisi yayın kurulu üyesi, mühendis, mimar ve şehir plancılarının işçi sınıfının bir parçası olduğunu, TMMOB'nin üyeleri arasında bu sınıf bilincinin yerleşmesi amacına dönük çalışmalar yapması gerektiğini belirtti. Birçok gencin plansız, programsız ve bilimsel çalışmadan uzak tabela üniversitelerinde okuduğundan, sistemin gençliğin hayallerini üniversiteden sonra iş beklentisiyle sömürdüğünden söz etti. TMMOB üyeleri arasında ücretli ve işsiz mühendis mimar ve plancıların oranının % 80 olduğunu, ancak bu kesimin yönetimlerde %20 oranında temsil edildiğinin altını çizerek, yönetim kademelerinde ücretli ve işsizlerin temsiliyet oranının arttırılması gerektiğini, aynı zaman da tüm şubelerde ücretli ve işsiz M. M. Ş. P. komisyonları kurulması gerektiğini dile getirdi. Üniversitelerde YÖK’ün kurmayı düşündüğü Danışma Kurulları'nda TMMOB'nin yer almasının kabul edilemeyeceğini sözlerine ekledikten sonra, TMMOB'nin üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi uygulamalarına etkin bir biçimde karşı çıkması gerektiğini belirtti.

Kurultayın bir katılımcısı da Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şube üyesi av. Duygu Demirel'di. Duygu Demirel konuşmasında meslekte değişim ve dönüşüme değindi. Mühendislikte, özellikle inşaat mühendisliğinde uygulatılmaya çalışılan Yetkin Mühendislik uygulamasının benzerinin avukatlar için de hayata geçirilmeye çalışıldığını belirten Demirel, üstelik bunu yapanın da Barolar Birliği olduğunu belirtti. Konuşmasını ücretli avukatların yazmış olduğu, aynı gün Barolar Birliği’nde de okunan ve avukatlık mesleğindeki değişim ve dönüşümü anlatan bir metinle bitirdi.

Katılımcıların birçok önergede sunduğu Ücretli ve İşsiz Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Ankara Yerel Kurultayı' na yaklaşık 200 kişi katıldı. Sonuç bildirgesini hazırlamak üzere bir komisyon oluşturulmasının ardından kurultay sona erdi.

Hiç yorum yok: