30 Ekim 2009 Cuma

Tülin Aydın, aramızdan ayrılışının 10.Yılında mezarı başında anıldı



23 Ekim 1999 yılında kaybettiğimiz Tülin Aydın, aramızdan ayrılışının 10.Yılında mezarı başında anıldı. İvme Dergisi'nin "Kadriye Tülin Aydın Ölümsüzdür" ve EMO İstanbul Şubesi'nin "Mücadelemize Işık Tutuyorlar" yazılı pankartlarının açıldığı etkinliğe Tülin Aydın'ın akrabaları, İvme Dergisi Yayın Kurulu üyeleri, EMO İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyeleri, EMO İstanbul Şubesi Üyeleri ve mücadele arkadaşlarından oluşan yaklaşık 45 kişi katıldı.
Halıcıoğlu Tokmaktepe Mezarlığı’ndaki mezarı başındaki anma başta Tülin olmak üzere tüm devrim şehitleri için yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu sonrasında ailesi adına konuşan kardeşi Timur Aydın ve EMO İstanbul Şubesi adına Selami Yılmaz Tülin’in hayata dair düşüncelerinden ve mücadeleci yapısından bahsettikleri kısa dokunaklı konuşmalarından sonra + İvme Dergisi adına mücadele arkadaşı Mehmet GÖÇEBE Tülin’i hiç tanımayanlar için onun devrimci kişiliği, hayata bakışı, hayattaki konumlanışı ve mücadele anlayışına değindi.Yorum Korosu’nun anmaya katılanlarında eşlik ettiği Tülin’in en sevdiği “Bekle Bizi İstanbul” eserini seslendirmesiyle anma sonlandırıldı.
+ İvme Dergisi adına konuşan Mehmet Göçebe tarafından okunan konuşma metni :
“Bugün burada ölümünün 10. yılında yoldaşları ve dostları olarak bir kavga insanı olan Tülin’i anıyoruz.
Bazı insanların bıraktığı boşluk ne yaparsanız yapın hiçbir zaman doldurulamaz. İşte boşluğu doldurulamayanlardan biriydi TÜLİN.
Onun adı mücadele ile anılır. Çünkü; kaliteli kısacık yaşamı bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi içinde geçmiştir. Bir gün orada bir gün burada bir gün bir başka yerde, zamanı bir an olsun boşa geçirmeden kavgaya, mücadeleye yeni olanaklar yaratmanın telaşı içindedir o. Gülen gözlerinde halk için, halkın kurtuluşu için mücadelenin ışığı okunur.
Onun adı inançla anılır. Çünkü, yürüdüğü yolda kararlı ve iddialıdır. Haklılığını içleştiren her insan gibi mücadelede tavizsiz ve engel tanımayandır. Kafamızın içindeki engelin yüreğimizdeki korkudan kaynaklandığını en iyi bilenlerdendir TÜLİN. Onun kafası da yüreği de mücadelede çok nettir. O mücadelenin adıdır.
Onun adı bilinçle anılır. Çünkü; sınıfını bilen, tanıyan, sınıfının kurtuluşunun nasıl olacağını, tarihin akışının nasıl değiştirileceğini bilendir. Kendini halkın dışında tutmayan, her zaman ve her yerde halkın yanında yer alan, halkla kol kola giren, omuz, omuza mücadele verendir.
Onun adı örgütlenme ile anılır. Çünkü emekçidir o. Aynı zamanda aydın bir mühendis. Ama Emekçi kimliği mühendis kimliğinin her zaman önünde olmuştur. Tükenmeyen bir sabırla hep kitlelerin içinde öğrenen ve öğreten olmuştur.
Tülin’in adı, fedakarlıktır, dayanışmadır, yardımlaşma ve paylaşımdır.
Onun adı devrimle anılır. Çünkü; devrimcidir. Mücadelenin kime karşı ve nasıl olacağını görendir. Mücadele büyüdükçe fedakarlıkların, bedellerin de büyüyeceğini, sınıf savaşı yükseldikçe daha da öne çıkılması gerektiğini bilendir.
Onun adı, umutla, dostlukla ve yoldaşlıkla anılır. Umudu, dostluğu çevresine taşıyandır. Onuru siyah gözlerinde, yoldaşlığı yüreğinde taşıyandır.
Sen bizim için mişli geçmiş zamanda kalmadın TÜLİN. Çünkü; gelecek kokuyor senin adın. Her zaman yüreğimizde, bilincimizde bizimle berabersin. Haklılığımızı savunduğumuz her eylemde, halkın kurtuluşu için verdiğimiz bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinin her anında yanımızdasın. Mücadeleni, mücadelemiz biliyor, devrimci kişiliğin önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Hiç yorum yok: