TMMOB KADIN MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARIKURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ
TMMOB
40. Dönem Genel Kurulu'nda kadın üyelerin önergesiyle karar altına
alınan, sekretaryası Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İstanbul Şubesi
tarafından yürütülen ve 55 yıllık TMMOB tarihinde ilk kez düzenlenmiş
olan TMMOB I. Kadın Kurultayının amacı;TMMOB'nin bir kadın
politikası oluşturmasını sağlamak, beşte birini oluşturan kadın
üyelerin dayanışmasını, örgütlenmesini ve temsiliyetinidaha
güçlü hale getirmek, TMMOB ve bağlı odalarında kadın üyelerin
çalışmalara nitelik ve nicelik olarak daha etkin katılabilmelerini
sağlamak, mesleki ve sosyal açıdan kendilerini geliştirerek ifade
edebilecekleri mekanizmaları yaratabilmek, gerek örgütsel gerek
toplumsal gelişmede potansiyel kadın enerjisini harekete geçirmek,
yönetim kurullarında ve diğer kurullarda kadın temsiliyetini
artırabilmek, kadın komisyonlarının yaygınlaştırılmasında etkin
olabilmek, diğer kadın ve emek örgütleri, üniversiteler ve ayrımcılık
karşıtı platformlarla iletişim ve dayanışma içinde olmak, çalışma
hayatı içinde kadın mühendis, mimar ve şehir plancısı
meslektaşlarımızın karşılaştığı sorunları belirleyerek çözüm önerileri
geliştirmek ve bu çözüm önerilerinin uygulanması için mücadele etmektir.
Bu
amaçla 21-22 Kasım 2009 tarihinde İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi
Oditoryumu'nda düzenlenen TMMOB Kadın Mühendis, Mimar ve Şehir
Plancıları Kurultay'ına 307 Mühendis, Mimar ve Şehir Plancı (MMŞP), 31
konuk ve 51 öğrenci üye olmak üzere toplam 389 kadın katılmış ve Kadın
Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının, gerek çalışma hayatında, gerek
TMMOB örgütlülüğü içinde yaşadığı sorunların ancak kadın üyelerin
katılımı ile değerlendirilmesi, sorunu yaşayanın çözümde özne olması
hedeflenmiştir.
Kurultay'a
hazırlık sürecinde, Kadın Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları'nın
katkılarını sağlamak, TMMOB organları içinde etkin olarak var
olabilmenin önünü açacak örgütlenme modelleri oluşturmak için, Kurultay
programı ana başlıklarını kapsayan forum ve bölgesel çalıştaylar;
7 Haziran 2009'da, İstanbul'da, 76 MMŞP katılımıyla Marmara Bölgesi'nde;27 Eylül 2009'da, Adana'da, 40 MMŞP katılımıyla Akdeniz Bölgesi'nde;4 Ekim 2009'da, İzmir'de, 92 MMŞP katılımıyla Ege Bölgesi'nde;11 Ekim 2009 da, Samsun'da,45 MMŞP katılımıyla Karadeniz Bölgesi'nde;18 Ekim 2009 da, Ankara'da, 71 MMŞP katılımıyla İç Anadolu Bölgesi'nde;1 Kasım 2009'da Diyarbakır'da, 40 MMŞP katılımıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yapılmıştır.
Kurultay
hazırlık aşamasında ve örgütlenme süreci olarak ele alınan bölgesel
çalıştaylar sonucunda İstanbul, İzmir, Ankara, Diyarbakır, Bursa ve
Adana illerinde TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Kadın Komisyonları
kurulmuştur. Yine birçok ilde bu konuda çalışma başlatılmıştır.
Çalıştaylar
ve Kurultay; Eğitimde Cinsiyet Ayrımcılığı, Cinsiyetçi İşbölümü ve
İşyeri Pratikleri, Kapitalist Kriz ve Kadınlar, TMMOB'de Kadın
Örgütlenmesi olmak üzere dört ana başlıkta yapılmıştır. Bu başlıklar
kapsamında TMMOB Kadın Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayında
çıkan sonuçlar şu şekildedir;
Üniversite
öncesi eğitimde ve bunu besleyen toplumsal yapıda cinsiyet ayrımcılığı
söz konusudur. Ders kitaplarında kullanılan dil ve tanımlanan roller
cinsiyetçi bir nitelik göstermektedir. Bu durum, lisans eğitiminden
başlayarak, meslek seçimi süreci ve lisans eğitimini kapsayacak şekilde
cinsiyet ayrımcılığının olağanlaşmasına ve meslek yaşamımızda
karşılaştığımız ayrımcılık temelli problemlerin kanıksanmasına yol
açmaktadır. Ayrıca, cinsiyetçilik kadın öğrencilerin, eğitim sürecinde
(özellikle laboratuar, staj, arazi gibi ortamlarda ya da barınma
ortamlarında) mesleki güvenlerini ve kişisel bütünlüklerini zedeleyecek
söylem ve eylemlerle karşılaşmalarına yol açmaktadır. Meslek seçiminde
ve mesleğe hazırlıkta belirleyici olan cinsiyetçi iş bölümü ve
toplumsal kabullerin değişimi için, eğitim süreçlerinde cinsiyet
ayrımcılığının ortadan kaldırılmasına yönelik eğitimin her aşamasında
kullanılan cinsiyetçi dil ve bakışın değiştirilmesi gerekmektedir.
Toplumsal cinsiyet ile ilgili bilinçlendirme çalışmaları ile birlikte,
talep edilen meslek seçiminin yapılabileceği bir eğitim sistemi için,
toplumda, "kadın işi", "erkek işi" ön yargılarının giderilmesi için,
eğitimin her döneminde akademisyenleri de kapsayacak şekilde, toplumun
cinsiyet eşitliği konusunda bilinçlenmesine katkı sağlayacak çalışmalar
yapılmalıdır.
Yaşanan
ekonomik kriz ve artan eğitim giderleri sonucunda aileler, erkek
öğrencilerin eğitim görmesini tercih etmekte, bu durum kadınların
eğitim almasının önünde büyük bir engel oluşturmaktadır. Oysa, parasız
eğitimin temel bir hak olmasından hareketle; TMMOB, üniversiteler ve
emek örgütleri ile birlikte, eğitimin herkes için parasız olarak ve
eşit koşullarda erişilebilirliğine yönelik mücadele etmelidir.
Toplumumuzda
aileden başlayarak çocuğun yetiştiği tüm evrelerde karşılaştığı rol
modeller, cinsiyetçi işbölümüyle oluşmakta ve baskıya dönüşmektedir.
Mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı mesleklerinin öteden beri
çoğunlukla erkek mesleği olduğu konusunda önyargılar oluşmuştur. Bunun
sonucu olarak da, işe alımlarda erkekler tercih edilmekte, bu da kadın
mühendis, mimar ve şehir plancılarının işe girme şanslarını ciddi
oranda düşürmektedir. Çalışma ortamında kadınlar, istedikleri işleri
değil, kadın olmalarından ötürü kendileri için önceden belirlenmiş
seçenekler içinden tercih yapmak zorunda kalmaktadırlar. Erkek egemen
toplumda, toplumsal cinsiyete bağlı iş bölümü sonucu; teknik, yönetim
ve bütünleme gerektiren işlerde kadınlara karşı vize uygulanmaktadır.
Meslek
sahibi diğer kadınlar gibi mühendis, mimar ve şehir plancıları
kadınların da "kurtulmuş" oldukları varsayımı toplumda yaygın olarak
kabul görmektedir. Bu nedenle kadın mühendis, mimar ve şehir
plancıların cinsel, fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddete
uğrayabilecekleri gerçeği görmezden gelinmektedir. İşini kaybetme
kaygısı ya da diğer nedenlerle çoğunlukla gizli kalan bu saldırılardan
dolayı kadınlar zarar görmekte ve çözüm konusunda yalnız kalmaktadır.
Aile
içindeki cinsiyetçi işbölümü, iş hayatındaki iş bölümüne paralel olarak
işlemekte ve birbirlerini beslemektedir. Çocuk, hasta, yaşlı, engelli
bakım işleri ve tüm ev içi işlerinden yalnız kadınların sorumlu
tutulması, kadınların istihdama ve toplumsal yaşama katılmalarının
önünde engel oluşturmaktadır.
Bakım
hizmetlerinin toplumsallaşması amacıyla, bebek bakım üniteleri, kreş
ve anaokulları, yaşlı ve hasta bakım evleri, gündüz ve gece bakım
evleri ve bakım destek birimleri gibi hizmetler kamusal olarak
verilmelidir. İşyerlerinde kreş açılması için yalnız kadın sayısı
değil, tüm çalışan sayısı dikkate alınmalıdır. Yasalarda bulunan anne
ve baba için ücretli doğum izni ve emzirme izninin ihtiyaçlara göre
artırılması ve yine anne ve baba için ebeveyn izninin yasalarla
düzenlenmesi, kadınların doğum izni sırasındaki ücretlerinin ve
primlerinin tam ve eksiksiz ödenmesi için mücadele edilmelidir.
TMMOB,
bağlı oda ve şubelerinin çalışmalarında, toplantılarında, yazılı ve
görsel her türlü yayında cinsiyet ayrımcılığı yapılmamasını
sağlamalıdır. Ayrıca kadınların iş hukuku ve kamusal alandaki
haklarının neler olduğu konusunda çalışmalar yapmalı ve toplumsal
cinsiyet farkındalık eğitimleri düzenlemelidir.
Yeni
liberal ekonomi politikalarının hayata geçirilmesiyle birlikte,
kazanılmış haklar gasp edilmeye, kamu kurumları özelleştirilmeye,
olduğu kadarıyla bile fazla görülerek sosyal devlet anlayışından
uzaklaşılmaya, iş güvencesini ve sosyal güvenlik hakkını ortadan
kaldırmaya yönelik düzenlemeler hayata geçirilmeye başlanmıştır. Kriz
bahanesi ile eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi hak gaspları
meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Başta kadınlar olmak üzere,
çalışanlar işten çıkartılmakta ya da ücret kesintilerine, güvencesiz
çalışmaya, kreşlerinin kapatılmasına, servislerinin kaldırılmasına razı
edilmek istenmektedir. Bunlarla birlikte, kadın olmaktan dolayı
toplumsal cinsiyetçi işbölümüne maruz kalmakta ve daha düşük ücretle
çalıştırılmaktadırlar. Önümüzdeki dönem sermayenin krizi atlatmak için
öne sürdüğü mekanizma, emeğin daha esnekleştirilmesini getirecektir.
Ücretlerin düşürüldüğü, daha esnek çalışma şartlarının getirildiği,
denetimsiz, sendikal hakların ortadan kaldırıldığı bir işgücü piyasası
hedeflenmektedir.
Kapitalist
krizin kadınlar üzerindeki etkisi işsizlik ve yoksullukla sınırlı
değildir. Artan yoksulluk ve işsizlik, aile içi şiddeti artırmaktadır.
Toplumda şiddet eğiliminin, ekonomik krizle birlikte tırmandığı
görülmekte ve şiddetten zarar görenlerin başında kadınlar gelmektedir.
TMMOB
üyesi kadınların sorunları, toplumdaki diğer emekçi kesimlerin ve
kadınların sorunlarından ayrılamaz bir bütündür. Mühendis, mimar, şehir
plancısı kadınlar da giderek daha fazla hak kaybına uğramakta, yasal
haklarını kullanmalarının önüne engeller çıkarılmaktadır. Ezici
çoğunluğun sendikasız olduğundan hareketle, TMMOB'nin, üyelerinin
haklarını koruması ve üyelerinin örgütlenmesini teşvik etmeye yönelik
çalışmalar yapması en temel görevlerindendir.
TMMOB,
emek örgütleri ile birlikte, çalışanlar arasında bölünme, rekabet
yaratan ve iş güvencesini yokeden taşeron çalışma sisteminin
yasaklanması, kadın istihdamını, kadının çalışma hayatındaki konumunu,
sosyal hak ve güvenceyi olumsuz etkileyen özelleştirmelerin iptal
edilmesi, esnek çalışmaya karşı, tam zamanlı, sigortalı, sendikalı
çalışma, sigorta primlerinin gerçek maaş üzerinden ödenmesi ve tamamını
işverenin ödemesi, krize karşı istihdamı artırmak için iş saatlerinin
azaltılması, haftalık çalışma süresinin 35 saate indirilmesi ve mezarda
emeklilik dayatmasının son bulması, kadınlarla erkekler arasındaki
ücret farklılığının engellenmesi için eşit (eşdeğer) işe eşit ücret,
işsizlik maaşının artırılması ve süresinin uzatılması, daha çok işsizin
yararlanabilmesi için kapsamının genişletilmesi, işten çıkarılmaların
yasaklanması, iş güvencesi, fazla mesai yapma koşullarının daraltılması
ve çalışma saatlerinin azaltılmasına paralel olarak fazla mesai
saatlerinin de düşürülmesi, bunun çalışanın isteğine bağlı olması ve
karşılığının ödenmesi, işyerlerinde gündüz ve özellikle gece
çalışmalarında yönetmeliklere uygun servis hizmeti verilmesi, kıdem
tazminatı hakkının korunması, "Özel İstihdam Büroları" adı altında
kurulmak istenen, kiralık işçi simsarlığının engellenmesi, parasız
eğitim, parasız sağlık, tüm çalışan ve emekli üyelerinin maaşlarının,
özel hizmet tazminatları ve diğer özlük haklarının, gördükleri eğitimi
(lisans, yüksek lisans, doktora) ve çalışma risklerini yansıtacak
şekilde düzenlenmesi için mücadele etmelidir.
Bir
taraftan demokratik siyasetin alanını genişletmeye yönelik çabalar
sürdürülürken, TMMOB gibi demokratik ve eşitlikçi yaklaşımı olan bir
örgütte, TMMOB ve bağlı oda, şube yönetim kurulları, genel kurul
delegasyonu ve diğer tüm organlarında kadın temsiliyetini artırabilmek
amacıyla, pozitif destek politikaları üreterek, minimum yüzde 35 kadın
kotası uygulanmalıdır. TMMOB kadın üyeleriyle ilgili istatistiki
bilgiler toplamalı ve bununla ilgili veri tabanı oluşturmalıdır. TMMOB
ve bağlı odalarında, bu çalışmaların yürütülmesi için bütçe
oluşturmalıdır.
Kadına
yönelik her türlü şiddet ve ayrımcılığın yasa ve yönetmelikler
çerçevesinde cezai karşılığının bulunması zorunludur. TMMOB, kadına
yönelik suçların yaptırımını sağlamak amacı ile TMMOB Ana Yönetmeliği,
Disiplin Yönetmeliği, Onur Kurulu Yönetmeliği'nde, vb. gerekli
düzenlemeleri yapmalıdır.
TMMOB'de
kadın hareketinin örgüt içinde güçlü ve sürdürülebilir olabilmesi,
yatay ve dikey ilişkilerinin kurulabilmesi ve bütün bu çalışmaların
sağlıklı yürütülebilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. TMMOB
bünyesinde kurulmuş "Kadın Üye Çalışma Grubu" merkezi bir kadın
örgütlülüğü olarak aktif hale getirilmeli, bu grup TMMOB kadın
politikalarını üreterek hayata geçirilmesinden sorumlu olmalıdır. Kadın
Üye Çalışma Grubu; İKK kadın komisyonları, oda ve şube kadın
komisyonlarında çalışan gönüllü kadınlar ve komisyon olmayan odalardan
gönüllü kadınlardan oluşur. TMMOB 40. Olağan Genel Kurulu'nda kabul
edilen fakat hayata geçmeyen Cinsiyet Ayrımcılığı Takip Sekreteryası bu
grubun bünyesinde oluşturulmalıdır. Sekreterya, başvuruların
yapılabileceği, ayrımcılığın, taciz vemobbingin takip edileceği, hukuki ve psikolojik destek vererek çözümlerin üretileceği bir birim haline getirilmelidir.
TMMOB'li
kadınlar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde arazi şartlarında daha
güvenli ve verimli çalışma koşullarının sağlanması, mayınlı arazilerin
ulusal kaynaklarla temizlenerek tarım reformu yapılıp organik tarım
için bölge halkının kullanımına açılması, kültürlerin, dillerin ve
inançların eşit ve özgür olması özlemiyle, Kürt sorununun demokratik
bir şekilde çözüme kavuşturulması ve barışın sağlanması için aktif rol
üstlenecektir.
Kadınlar;
mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı mesleğini yürütürken, kültürel
mirasın gelecek nesillere aktarılması ve yaşanabilir bir çevre için,
bu değerlerin tahribine yönelik tüm politika ve projeleri reddeder.
Sonuç
olarak; TMMOB'li kadınlar, TMMOB Kadın MMŞP Kurultayı ile birlikte
ortak hareket etme ve dayanışma konusunda büyük mesafe almışlardır.
Kadınlar, TMMOB'da toplumsal cinsiyet bilincinin örgüt geneline
yayılması ve kurultay kararlarının örgütün tümü tarafından benimsenmesi
için çalışacaklardır.
Bu
kurultay ile TMMOB'da kadın politikalarının, kadın örgütlenme modelinin
oluşturulması ve örgütlülüğünün güçlendirilmesi doğrultusunda önemli
bir adım atılmıştır. Bu politikaların hayata geçmesi ancak kadınların
örgütlülüğü ve dayanışmasıyla mümkün olacaktır.
KADINLAR ÖRGÜTLÜ TMMOB DAHA GÜÇLÜ
Kaynak: http://www.tmmob.org.tr
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder