18 Kasım 2009 Çarşamba

Kadın Mühendislerin Sorunları ve TMMOB

TMMOB Kadın Mühendis, Mimar, Şehir Plancı Kurultayı Afişi


KADIN MÜHENDİSLERİN SORUNLARI VE TMMOB [*]

Kısaca kapitalizmin kadın emeği sömürüsü

Kadınların iş yaşamına kitlesel olarak girmeleri, sanayi devrimiyle birlikte, fabrikalarda ucuz işgücüne duyulan ihtiyacı karşılamak üzere olmuştur. Seri üretim mantığının eğitim gerektirmeyen, işlevi parça söküp takmaya indirgenen, üretim hattının bir parçası olan vasıfsız işçi tipini beraberinde getirmesi ve kapitalistlerin kendi aralarında ve dünya pazarındaki rekabetleri nedeniyle emek maliyetlerini olabildiğince düşürmeye çalışması bu durumun nedenlerini oluşturmuştur.

O günden bugüne dünyanın her yerinde, kadınlar erkeklerden daha düşük ücretler karşılığında ve sosyal haklardan daha yoksun biçimde çalışmaktadır. Düşük ücret ve güvencesiz çalışmanın kadınlara dayatılmasının altında, kadın emeğinin “ikincil” emek olarak görülmesi vardır. Bir evin geçimini sağlayanın erkek olduğunu düşünen, kadın emeğini küçümseyen, değersiz gören bu yaklaşım nedeniyle her zaman işten ilk çıkarılanlar kadınlar olmaktadır.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplam işgücünün yaklaşık % 30’unu kadınlar oluşturur. Kadının işgücüne katılım oranı kentlerde % 15’lerde iken kırsal kesimde bu oran yaklaşık % 40’tır. Kayıt dışı çalışan kadın oranı Türkiye’de çok yüksektir. Yıllardır “eşit işe eşit ücret” talebiyle mücadele eden kadınlar, 2001 yılı SSK verilerine göre, aynı iş için erkekten ortalama %12 daha az ücret almaktadır (Kaynak: Kapitalist Küreselleşmenin Kadın Emeğine Etkileri, KESK Kadın Kurultayı Atölye Çalışması, 1 Kasım 2004).

Malların, hizmetlerin ve her tür sermayenin ülkeler arasında serbestçe dolaşmasının altyapısını düzenlemekte olan kapitalist-emperyalist sistem, çalışma yaşamını da bu serbestleşmenin gereklerine göre yeniden biçimlendirmektedir. Üretimin merkezsizleştirilmesi, yani azalan kâr oranlarının yükseltilmesi için üretimin emeğin ucuz, bol ve örgütsüz olduğu yerlere kaydırılması ve kısmi süreli çalışma, taşeron hizmet üretimi, ev eksenli çalışma, çağrıya göre çalışma gibi esnek çalışma biçimleri geliştirilmesi bu çabanın adımlarıdır. Emek-yoğun sektörlerde kadınlar daha çok istihdam edildiğinden, merkezsizleşen üretim yoğun kadın emeği sömürüsünü beraberinde getirmiştir. Hem ücret kaybına hem de ücretli doğum izni vb. hakların kaybına yol açan esnek çalışma da aynı şekilde kadını vurmuştur. Özgürlükmüş gibi gösterilen esnek çalışma yöntemi, parça başı iş gibi ev eksenli çalışmanın özendirilmesi, “kadının yeri evidir” biçimindeki ataerkil geleneklerle de beslenerek kadın emeği sömürüsünün artarak sürmesinin aracı olmuştur.

Toplumun gözünde genel olarak en yüksek vasıflar olarak kabul edilen analık ve doğurganlık, çalışma yaşamında kadın için en büyük engellerden biri olmuştur. İş görüşmelerinde kadınlar özel yaşamlarının en ayrıntılı noktalarına varıncaya dek terbiyesizce sorgulanmakta, işe alımda tercihler evlilik, doğurma olasılığı sınıflandırmalarına göre yapılmakta, kimi işyerleri kadından belli bir süre doğum yapmayacağına dair taahhüt almaya varan uygulamalara başvurmaktadır.

Kadın mühendislerin sorunları


Çalışma yaşamının cinsiyetçi bir şekillenişi olduğu hem meslek alanlarına göre kadın-erkek dağılımına hem de meslek içi kademelerde kadın erkek dağılımına bakılarak anlaşılabilir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2007 Ekim verilerine göre, yönetim ve kanuni karar vericilerin %10’u, profesyonel mesleklerin %36’sı, yardımcı profesyonel mesleklerinin %30’u, büro işleri ve müşteri hizmetlerinin %43’ü, tarım işçilerinin %36’sı, tesisat ve makine işlerinin %11’i ve nitelik gerektirmeyen işlerin %27'sini kadınlar oluşturmaktadır. Yönetim kademelerinde ise kadınların oranı yalnızca %1’dir.

Mühendislik de bu cinsiyetçi çalışma dünyasında erkek işi olarak nitelenen mesleklerdendir. Öğretmenlik, hemşirelik, sekreterlik gibi meslek dalları kadınlara yakıştırılırken, mühendislik erkeklere uygun bir alan olarak dayatılmaktadır. TMMOB verilerine göre kadın mühendislerin erkek mühendislere oranı 1/6’dır. Erkek meslektaşlarıyla aynı eğitimi almış, aynı staj deneyimlerini geçirmiş olan mühendis kadınlar, mesleklerini icra ederken erkek meslektaşlarına uygulanmayan bir profesyonellik sorgulamasına maruz kalmakta, kadın olmaktan gelen kimi niteliklerin “objektif, mantıklı, inisiyatif almaya ve iş yürütmeye uygun” olmadığı önyargılarıyla cinsiyet ayrımcılığına uğramakta ve kendilerine uygun görülen alanlarda çalışmaya yönlendirilmektedir.

Kadının mühendislerin meslek yaşamlarında karşılaştıkları bu ayrımcılık, işe alımlarda ve çalışma ortamında olmak üzere iki başlık altında toplanabilir.

Kadın mühendislerin işe girerken karşılaştığı problemler

Kadın mühendislere yönelik ayrımcılık daha iş ilanlarından başlamaktadır. Kadını meta olarak gören anlayış nedeniyle kadın mühendisin pazarlama, satış gibi alanlarda çalışması uygun görülmekte ve üretim dallarında çalışması kısıtlanmaktadır. MMO’ da 400 kadınla yapılan bir anket, kadınların şantiye ve üretimden uzak, proje, tasarım ve satış bölümlerinde çalıştıklarını göstermiştir. Kadınların şantiyelerde çalışamayacağına yönelik ifadeler İnşaat Mühendisleri Odası’nın düzenlediği bir etkinlikte de dile getirilmiş, bununla da kalınmayarak etkinlik kitabına bile alınmıştır. Kadın Mühendisler, Mimarlar, Şehir Plancılar, Fen Bilimciler ve Teknik Elemanlar Grubu’nun gösterdiği tepki sonucu Oda yönetimi, kitabın basımını durdurmuş ve kitabı toplatma kararı almıştır.

Özel sektörün her alanında, cinsiyet ayrımcılığı içeren iş ilanlarına rastlamak sıradanlaşmışken, Birleşmiş Milletler' e göre 1979’da kabul edilen “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi”ne (CEDAW) 1985 yılından bu yana taraf olan ülkemizin kamu sektöründe de durum çok farklı değildir. Örneğin Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’ne alınacak kadrolarda ilgili olarak, çalışma koşullarındaki arazi zorlukları gerekçe gösterilerek cinsiyetçi bir ayrım yapılmış, 75 jeoloji mühendisliği kadrosu için erkek olma şartına karşılık 5 jeoloji mühendisi kadrosu kadın mühendislere uygun görülmüştür. Bu ayrımcılık anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, yine anayasada herkese tanınan çalışma hakkının kısıtlanmasının da bir örneğidir. TMMOB'nin “cinsiyeti erkek olmak” ibaresi içeren düzenlemenin iptali için açtığı dava kazanılmıştır. Benzer şekilde, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı da işe alımlarında 32 meslek grubunun 23’ü için erkek olma koşulu aramış, TMMOB’nin açtığı davadan yine yürütmeyi durdurma kararı çıkmıştır.

Kadın mühendislerin çalışma ortamında karşılaştığı problemler


Kadın mühendisler çalışma yaşamında mesleki eğitim fırsatlarından daha az yararlanmaktadır. Erkek mühendisler eğitim fırsatlarından daha fazla yararlandırılmakta, bu durum erkek mühendise avantaj olarak geri dönmekte, kariyerinde daha hızlı yükselme olanağı sağlamaktadır.

İşyerlerinde özellikle kadınların daha fazla maruz kaldığı yıldırmalardan (cinsel taciz, mobbing) kadın mühendisler de payını almaktadır. Kadın mühendis, neden mühendislik mesleğini seçtiğiyle ilgili sorgulamalardan tutun, fiziksel işleri beceremeyeceği iddiası ve sekreter olarak görülme önyargılarıyla her an mücadele etmek zorundadır. Bu önyargıyı silebilmek için her seferinde kendini ispatlamak zorunda bırakılan kadın mühendis, kendini kabul ettirebilmek için erkek meslektaşlarından iki kat fazla çalışmak zorunda kalmaktadır.

Kadın mühendisler ve TMMOB

Çalışma yaşamının böylesine ayrımcı ve adaletsiz şekillendiği bir toplumsal yapıda kadın mühendis, tüm bu ayrımcı, antidemokratik uygulamalara karşı durabilmek için üyelerinin haklarını savunan bir demokratik kitle örgütlenmesi içinde olmalıdır. Ülkemizde bu görev doğal olarak TMMOB’ye düşmektedir.
TMMOB’nin 2006 yıl sonu itibariyle üye profilini veren araştırma, kimi odaların verilerinde eksikler olmasına karşın, toplam üye sayısı içinde kadın üyelerin oranının en az % 15 ile % 20 arasında olduğu sonucunu kabaca göstermektedir. Dergimizin TMMOB Örgütlülüğü ve Mücadele Anlayışı başlıklı yazısında grafik olarak da sunulduğu gibi, kadınların 47 şubede yönetimlerde temsiliyeti ise ancak % 7 oranındadır. Bu durum genel çalışma yaşamında var olan, kadının yönetim kademelerinde temsiliyeti sorununun TMMOB’de de sürdüğünü göstermektedir.

TMMOB’ye bağlı odaların seçimlerinde yönetime aday listelerin sunduğu çalışma programlarının çoğunda kadın mühendislerle ilgili bölümlerin son derece yüzeysel olduğu, somut bir program ortaya koymadığı genel bir saptamadır.

Kadın mühendislerin bireysel çabalarla TMMOB içinde kadın konusunda duyarlılığın artması yönünde çabaları olmaktadır. Bunlardan biri CEDAW uyarınca TMMOB’de bir cinsiyet ayrımcılığını takip sekretaryası kurma talebidir. Bu talep ilk olarak 2004’te yönetime sunulmuştur. Yine 14 Haziran 2006 tarihinde Beyhan Tayat (Endüstri Müh.), Özdeş Bodur (Gıda Müh.) ve Ayşen Hadimioğlu (Jeoloji Müh.) imzasıyla TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı’ya sunulan dilekçede iş yaşamındaki ayrımcılığın önlenmesine yönelik talepler şöyle sıralanmıştır:

- Odaların cinsiyet belirten iş ilanlarını yayımlamaması ve üyelerine iletmemesi kararının alınması ve TMMOB’ye bağlı odalar bünyesinde denetim yapılması
- TMMOB’nin özel sektör tarafından verilen ilanların yasal takipçisi olması
- TMMOB’nin TCK 122. maddeye dayalı iş yaşamında ayrımcılık üzerine dava açması
- Cinsiyet ayrımcılığını takip sekretaryası kurulması
- TMMOB bünyesinde odalarda kadın komisyonu kurulmasının özendirilmesi
- TMMOB’nin kadın çalışmalarında gerekli olan fiziki altyapıyı imkanları ölçüsünde sunması
- TMMOB bültenlerinde düzenli kadın sayfalarının bulunması ve bu sayfalar üzerinden iş yaşamında kadınların karşılaştığı sorunlara karşı bilinç oluşturulması
- TMMOB’nin oda yönetimlerinde kadın sayısının arttırması ve bunun sağlanması için belirli bir kadın yönetici kotası uygulamasına gitmesi
- TMMOB bünyesinde bir ‘Etik Kurul’ kurulması ve bu kurulun, ev içi ve dışı şiddet uygulayanlara yaptırım uygulaması
- TMMOB’nin her yıl düzenli olarak yapılan anket sistemiyle cinsiyet temelli istatistik oluşturması ve kadın üyelerin eskiye dayalı borçlandırılması olmaksızın üye kayıtlarının yapılması
- TMMOB’nin cinsiyet ayrımcılığına dayalı ücret eşitsizliği ile ilgili özel sektörü denetleyen bir mekanizma geliştirmesi
- TMMOB’nin kadın mühendislere yönelik bilgilendirme ve eğitim toplantıları düzenlemesi

Bu dilekçede dile getirilen talepler sümenaltı edilmiş durmaktadır.

22-23 Eylül 2007 tarihinde düzenlenen TMMOB Mühendislik, İstihdam ve Ücretlendirme Sempozyumu, TMMOB’nin kadın mühendislerin sorunlarına yaklaşımının pek güven ve ümit verici olmadığının göstergelerinden bir başkası olmuştur. TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı’nın açılış konuşmasında kadın meslektaşların sorunlarına özel bir vurgu yapılacağını söylediği sempozyum, bildiri sunmak isteyen kadın mühendislerinin bildirilerinin kabul edilmediği bir sempozyumdur. Anlaşılan sempozyum düzenleme kurulu “Kadın mühendislerin sorunlarına vurgu yapmak icabediyorsa, onu da erkek yöneticilerimiz yapar” demiştir. Sonra söz konusu sempozyumun sonuç bildirgesinde “Sempozyumda kadın meslektaşlarımızın genel sorunları yanında cinsiyet ayrımcılığından kaynaklanan sorunlarına da özel bir vurgu yapılmıştır” yazılmıştır. Bu durum TMMOB’nin başka etkinliklerinde de karşılaşılan, yöneticilerin açılış konuşmalarıyla sonuç bildirgeleri arasındaki esrarengiz aynılığın örneklerinden biridir. Demek TMMOB etkinliklerinde söz alan insanların yöneticilerden farklı bir görüşleri olmamaktadır ya da bir etkinliğin sonuç bildirgesinde o etkinlikte yaşananlara yer vermeye gerek duyulmamaktadır. Söz konusu sempozyumun sonuç bildirgesinde kadın mühendislerin bu yazı kapsamında anlatılan sorunlarına da değinilmiştir. Yer verilen saptamalar elbette doğrudur ve olumludur, ancak uygulamayla söylem arasındaki uçurum TMMOB’nin kadın üyelerine sorunlarını özgürce tartışma ve çözüm üretme olanağı sağlayacağı konusunda iyimser olmaya izin vermemektedir. Bu anlayışla varılabilecek tek sonuç, sümenaltı edilerek raflarda tozlanmaya bırakılan talep dilekçelerinin giderek çoğalması, bir sonraki 8 Mart’ta yöneticilerimizin kadın sorununa “özel bir vurgu yapan” bir açıklama daha yayımlaması ama sorunlarımızın hiç iyileşmeden aynı kalması olacaktır.

Kadın mühendislerin kendi sorunlarına kendileri çözüm aramak üzere oda kadın komisyonlarında bir araya gelerek çalışmaları, TMMOB ve bağlı odalar yönetimlerinin örgütte iyice yükselmeye başlayan kadın üyelerin seslerine daha fazla sağır kalmamalarını sağlayacaktır.

[*] Bu yazı, 2008 yılında yayınlamış olan ''TMMOB'' sayımızdan alınmıştır.

Kaynakça

1. www.sendika.org - (TMMOB Mühendislik, İstihdam ve Ücretlendirme Sempozyumu'na sunulan yazı) - Kadın mühendislerin sorunları 10 Ekim 2007
2. www.tmmob.org.tr - KADIN MÜHENDİSLER, MİMARLAR, ŞEHİR PLANCILARI PLATFORMU TMMOB'Yİ ZİYARET ETTİ Haz 14, 2006
3. http://www.kenthaber.com/Arsiv/Haberler/2006/Mayis/07/Haber (Hürriyet IK Yayın Tarihi 7 Mayıs 2006 Pazar)
4. “Vay Be! Kadına Bak; Mühendis…” Fatma Bentli-Elektrik Elektronik Mühendisi
fatma.bentli@emo.org.tr, elektrik mühendisliği, 430. sayı, nisan 2007 121

Hiç yorum yok: